Saturday, February 20, 2010

Yirmi

Bilgisayarımın iddia ettiğine göre bu gezegendeki bilinçli halimin yirminci yılının 1 saat 2nci dakikasımı yaşıyorum şu anda.

Yirmi yaşına girmek çok sayıda -en azından beni şaşırtacak kadar- birey tarafından önemli bir tecrübe olarak görülüyor.Benim için yirmi yılımdan önceki son geceyarımın sonlanışı tekbaşına pek bir şey ifade etmedi doğrusu.Ne var ki arkama baktığım zaman bu kadar az zamanda ne kadar çok şey yaşadığımı görüyorum.Yaşadıklarım sadece 'yapmak ve olmaktan' ibaret değildi.Yaşadıklarım fiziksel evrenin sınırlarından oldukça uzakta ve titreşen ses tellerinin tasfir edemeyeceği kadar güzel şeylere yakındı.Dehşeti güzelliğin içinde bulunduran,hatta varoluşunu korkunçluğuna borçlu olan türden güzellikler...Artık doğasını hatırlayamadığım bir motivasyon ile içlerine atıldığım serüvenler.İyi ve kötünün göreceliğinin tartışıldığı bir dünyada,varlıklarını sorguladım.Zıtlıkların soyut bir resimde bile iğreti durduğunu ve sınırların sadece bir seçimden ibaret olduğunu anladım.Hesaplamadım ama boş durmadım.Sordum ama yanıt almayı beklemedim.Aşık oldum ve hâlâ aşığım.İsimsiz ve şekilsiz,var ya da yok denemeyecek şeylere.Nedenler bu kadar keskin ve netken nedensiz mutluluğu tattım.Gözlerimden yaşlar gelene kadar güldüm ve gülmekten başka seçeneğim kalmayana kadar ağladım.Sıcak eller tuttum ve soğuk dudakları ısıttım.Herkesi affettikten sonra kendimle barıştım.Kendimi sevdim ta ki hüzünlenene kadar.Çok yalan söyledim,hepsi gerçekti.Doğrularla kirletmedim şeytanların koşturduğu karanlık rüyalarımı. (burada yazarın gözleri dolmuştur)

Mükemmel olmadığıma sevindim defalarca.Yaralarımdan akan rengarenk kusurları hayranlıkla izledim.Sonlara aldanmadım asla,bir sondan başladığım için ben de.Yeni dünyalar yaratmaya çalıştım,aklımın perdelerini parçaladım,kendimden kaçarken attığım her adımda daha da uzamış pençelerimle.Defalarca yanıldım.Defalarca hayallerim kırıldı ve yağdı başımdan aşağı kızgın mızraklar gibi.Defalarca etim kavruldu endişe ve korku içinde.Ne var ki birgün gördüm güzelliği bütün bunların içinde.Kendime zarar verdim.Bedenime de ruhuma da.Amaçsız değildi,olsa da anlamsız genellikle...Tatmin oldum.Zevki yaşadım ve yaşamak isteyenlerin yolunu açtım.Olamadı sevgiden ve şefkatten birazcık daha iyi,hiç itiraf etmediysem bile.Şansın bir yanılsama olduğunu düşündürtecek kadar şanslıydım.Bunun bir bağış olmadığını düşündürtecek kadar zekiydim.Zaman asla yetersiz gelmedi.Bu yüzden hep sıkıldım,hep öfkeliydim.Artık bu kadar kızgın ya da kırgın değilim.

Tekbaşımaydıysam da yalnız değildim.Değilim.

Arkama baktığımda,hiç de arkada kalmış gibi görünmeyen bir şey görüyorum.Başlangıcım yok,sonum yok.Hiç belirmediğim gibi hiç kaybolmayacağım.Susmadığım için konuşmayacağım.Sadece olmasa da,izliyorum.Ve her an bir öncekinden daha mutlu,daha üzgün,daha yoğun,daha gerçek.

Rüya gördüğümü bildiğim bir rüyadayım.


eklenti:yeni şarkımı buldum sanırım burçak oku ezberle vs. only you-david palmer

i can feel, feel your love
you're down there
i'm somewhere above you

i can feel, feel your pain
i feel the same
are we insane

if it's ok i'd like to stay
down here with you
far away from their eyes

cause they don't know what we've been through
they don't care
they just lie

cause i'm the one they will replace
with another face
an empty soul

i'm the one they would replace
cause i have no grace
only you... only you
there's only you... only you

Saturday, February 6, 2010

Burçak,epeydir yazmıyordum biliyorsun.Biraz içime kapanmıştım belki.Son zamanlarda aklım bedenimden sıyrılıp gidiyor gerçekten de.Hatırlamıyorum hayallerim bittiği anda tekrar bakarken şaşırmış yüzlere.

Dave Gahan'ın aşmış şarkısıyla olaya girmek istiyorum.O şarkı içimdeki güçlü duyguları dışavurmamda oldukça yardımlı oluyor bana.

I sit and i wait,and i stare
Wishing for a divine intervention
To lift me from my chair...

Olur ya zamanlar güçsüz hissedersin
Çivilenmiş gibi ruhun küskünlüklere
Öyle yorgun ki kendine acıyacak halin kalmamış
Öyle bitkin ki bir nefes daha hayat çekecek mecalin kalmamış
Koşmamışken henüz en kısa mesafeyi dahi
Yanıp kül olmuş bileklerin
Yetmezmiş gibi ne zamandır eriyip gittikleri
ıhhh tıkandım :D kasmayacağım :D

L2L2U B8BS

Monday, December 21, 2009

Burçak'ın Dikkatine

Burçak bunun altındaki gönderilerimi okumuşsan zaten farketmişindir ben sadece okumadıysan diye söylüyorum,hiç iyi değilim!İyi ya da ona benzer kavramların üstüme yapıştırılmasından son derece uzakta bir yerde dönüp duruyorum öylecene.Cidden ne yaptığımı bilmiyorum.Birileri bana bir şeyler yapıp duruyor ama sesimi de çıkaramıyorum.Şimdi diyeceksin ki bunu neden buralardan doğru yazıyorsun.E şimdi emailini falan bilmiyorum ben hiçbir şey bilmiyorum.Moleküler biyoloji bilgi midir değil midir ahh çok basit,tabii ki evet!Ama hayır.Gördün mü yazarken bile kendi kendime yazmaya başladım.Artık kontrolümden çıkıyor Burçak ne yapmalıyım.Neden yapmalıyım.Nasıl yapmalıyım gibi sorular sormaktayım.Kimse bir şey söylemiyor.Kimse konuşmuyor herkes susmuş.Ağızlarını sadece yemek yemek ve zırvalamak için açıyorlar.Nerede olduğumla da ilgisi kalmadı artık evrensel varlıklar lar lar lar lar lalalala hahahha.Hayır duymuyor olmuyor sonu gelmiyor!Yaşamak neden gerçekten neden bazen merakım azalıyor.Birileri ıhhh hayır istemiyorum istesem de uzaktan izlemek bazen yetmiyor.Bağlanmak olmaz amaçlar koşul değil ki hiçkimse sosyal ilişki lüzumlu mu sence,bunu hiç konuşmuş muyduk?Onca şey konuştuk ben hiç dedim mi miimimimimi ihihihi,pardon,ama seni seviyorum diye kemale de dediğim kadar gerçek gerçekten de ama herkes ölüyor er geç.üzgünüm sen de o yoldasın beni gibi.sence önce hangimizin bedeni ölecek?bana bunları söyle lütfen ben ben bebeb eeee heheh hahaha. birisi vardı hatırlar mısın ayakkabıcı hani kekeleyerek konuşuyordu hiç söylemiş miydim otururken bir seferinde gloria jeanste hehe.be be bebbeben falan diyordu kopmuştum yatakta bile insan konuşur mu.bazen de susmak gerek evet...evet..ama hayır ben değil şimdi değil henüz değil bitmedi bitmez neden devam amaç nedir bilmiyorum ben bilmiyorum. söyle lütfen birine sor o söylesin sen bana söyle yalan olsa da umrumda değil bir yerde gerçek sadece kafamın içindeki elektrik dalgaları.ışık bile ne kadar yavaş halbuki milyarlarca yıl geçiyor ben görene kadar o yıldızları.kim bakar kim kim kikikiihihih geçmişe saplanıp kalmış tüm astronomlar.bilirsin istemiştim ben de olmayı onlardan bir tanesi bir zamanlar.ve de kamyoncularla burjuvalardır tepeden bakan ne komik değil mi mi miihihhih.ne var ötesinde ne var ne var ne var hepsi çok kolay çok çok kolay hepsini susturmak çok kolay! fazla kolay neden bu kadar zayıf! ve neden bu kadar yavaş hepsi ve ben sıkıştım gene bilmediğim yörelere! belki de olmalıydım basit görünen ama gözleri açık bir bağımlı! hahah kim biliyor ki ki hihihi çoktan öyle olmadığımı...mı...mı...

pil

Estetik olacağız derken götünü yırtanlar.

ehmmmmmmmmm pilim bitti belki de ?!?!?!?










ben de insanım ,di mi? di mi? ben de insanım di mi!?!? insanlığınız batsın püü.

nanananögögö xpxpxp xxcuzmebetchwtflolrodfl haha

canı sıkılan bir çocuk varmış çok da uzak olmayan bir günde
ne yapacağını şaşırmış
insanları birer oyuncak gibi görmeye başlamış
aslında insan insan ve gene insan demekten pek bir sıkılmış
ama bu konuda ne yapacağına dair hiçbir vizyonu yokmuş
almış eline makas ve jiletleri hepsinin yüzeyini istediği gibi oymuş
kendine kocaman kocaman kocaman bir oyun parkı kurmuş!
kumları kurbanlarının ağızından içeri boşaltırmış
gözyaşları karışıp da ayakları çamura batınca pek bir kahkaha atarmış!
HAHAHAHHAHA
BURASI NE DE OLSA BENİM BOKUMU YAPTIĞIM YER İSTEDİĞİM SİKİNDİRİK SAÇMALIKLARI YAZARIM AMCIK AAAAAAAZLILAR ÜHÜHÜHİHİHİ LÖÖÖÖL!!

canın ne demek istiyorsa ONU SÖYLE!
sonra da cehenneme kadar yolun var ,
eğer hala inanıyorsan kafana enjekte edilmiş
HAYALLERE!
ister misin
ister misin
neyimin farklı olduğunu
zorrrt
hiçbir şey!
o kadar ortalamayım ki
her şeyin o kadar ortasındayim ki
kenarlara savrulup gitmiş küçücük
minnnaaaaacııııöööökkkk
beynin
gözümdeki kıvılcımı çözmene
YETMEZ



not:bu not ben biraz kendime gelince yazılmıştır.kimse üstüne alınmasın.ben hep böyleyim,ima yok.valla.

Hayır

Hayır

Hayır sen değilsin istediğim

Hayır değildir o da bir başka arzumun resmi

Hayır vazgeçemem hiçbirinden avcumdayken kalpleri

Hayır bırakamam kendimi derinlere

Yaklaşmışken bu kadar acı vermeyen gerçeklere

Aradığım ilk andan beri günahkar bir peri

Kırık dökük aklını toplamaya bile üşenen,süzerken lekeli perdeleri

Hayır değilim hayatının anlamı

Dürüstlüğümle veriyorum kendime en derin acıları

Tadıyorum hepsinin kanını,olduğumdan bir hayli iştahlı

Yetmez asla,yetmez bana,yettiremem kendime tek bir ânı

Hayır

Hayır,diyemediğimden dolayı

Dolaşır birbirine kedi ile farenin ayağı

Kısılırlar bir kapana,duyulmaz asla feryatları

Monday, December 14, 2009

Pıhtı

O kadar komik ki
İzlemek kendini kalmazken geriye boş bir bedenden fazlası
O kadar komik ki
İzlemek bir şeylere benzeyen şekilleriyle kesikleri,ve akan kanı

Renkli bir bataklıkta bulmak kendini
Tanıdık ve bir o kadar da yabancı gelen
Rüyalarından çıkmış gibi görünen
Ama nedense sana huzursuzluk veren

Her adım attığında biraz daha hissettiğin
Dipteki tellere dolanmış etleri
Yollarını kaybedip buraya düşmüşlerdir dediğin
Her an yaklaşmakta olan kaderi

Özlerken dalgaları
Olsa da bu gerçek bir hayli şaşırtıcı
Bıkmışken karmaşadan
Bulurken kendini aydınlıktan korkarken

Ve eğilip bükülürken soğuk bir yıldızın altında
Tanrıların sana sırtlarını dönmüşken
Kalmışken herkese karşı zan altında
Bir kaçış olarak deliye dönerken çaresizlikten

Sakın aşağılara bakma
Göremeyeceğin için hiçbir şey orada
Kudurup inlerken her dakika
Pıhtılaşan bir cehennemden başka