Sunday, November 29, 2009

Eroin-Kokain-Amfetamin-........

Rüzgar esiyor bir kızın dişlek kıyılarında sabahın ilk ışıklarıyla
Titrek nefesimin dalgaları vuruyor makyajdan görünmeyen yanaklarına
Yaşlanıyor çiziklerle dolu ahşapta ilerleyen aydınlığın her bir ânıyla
Tüm gençliğini inkâr ederken kırık ruhu güzelliği ölüyor yanıbaşımda

Dönüyor palyaçolu duvar kağıtları ve eskiden kalma tüm ihtişamıyla çevremde oda
Evlerine dönerken yakın zamanlı anılar,siniyor tehtidkâr sorular aklıma
Ve savunmasız yakalıyor beni turuncu oklar,kör ederken kaşındırıyor da
Cürret ederim atlarmışçasına karanlık sulara kapıya doğru bir adım atmaya işte tam da bu anda

Haykırırken içimden yardım çağrıları,bilirken duyan bir bedenin olmadığını,çıldırmışça
Açamazken çöl gibi kurak ve çatlak dudaklarımı,sarılmış gerçek bir aşkla tutunmuşçasına
Yanarken her nefeste,emin olamazken kim olduğuma,varamazken bunun ayırdına
Yığıldım uzayıp giden yerlere,uzayıp gidebilecekmişçesine,inanamazken hâlâ bu soğuk tecrübenin hiçbir anına


Ne Güzellikler Halbuki

Umutlar verdi
Sonsuzluğu vadetti
Tükenmeyen bir arzuyu
Gözlerimin önüne serdi

Sanmıştım en azından
Kanmıştım bir tanesine daha,sancılı oyunlarından
Ağırlamıştım hançerlerini sırtımda,
Yapamazken hiçbir şey,akan rüyaları seyretmekten başka

Çömeldim yavaşça
Hayran kaldığımdan,demek isterdim
Uzandım ayaklarına
Bunda bile bir sanat sezdim demek isterdim

Hayallerim az önce tükenmişti ne var ki!
Kalmamıştı çareler affedilmek için!
Kestirmeler tıkanmıştı artık benim için!
Ne güzellikler söz vermişti halbuki...

Tuesday, November 17, 2009

bö

Bütün bu sorular sorduğum
Çok aptalca hissettiriyor herneyse
Hoşçakal

Köşeyi döndüğümde
Onu fısıldarken duydum gene
Hoçakal
Dediği buydu
Hoşçakal


Thursday, November 12, 2009

Sevgilerimi Veriyorum

sevgilerimi veriyorum hepinize
hayır bu sefer saklamayacağım

yerinde bulamadığım
kendime...

hayır,bu sefer esir bırakmayacağım
sözlerimde...

hepsi sizin olsun
son damlasına kadar
benden ırak olsun
son ânıma kadar

vazgeçmek değil bu
sadece,
izin vermek bu
sevgiyi sevebilmek için,sadece

korkmamak için güzellerden
kovalasalar da bazen beni
kabuslarımda,tam da güvenliği bulmuşken
bırakmasalar da peşimi

ve bazen feda etmek kendini
amaçsızca hatta anlamsızca
uzuncana aramışken benzer değerleri
yüzleşmek aynalarla

kırıklarsa da
saymadan parçaları,incelemeden kesikleri
kırgınlarsa da
deşmeden anıları,görmeden yaraları

bıkmadan ve usanmadan
kaçmadan ve asla tepeden bakmadan

sevgilerimi veriyorum


(yazarın notu: intihar mektubu gibi oldu babes Burçak :D )

Saturday, October 31, 2009

bok ye

Neden heykel gibi duruyorsun
Neden bu kadar dik
Neden bu kadar lanet olasıca dik duruyorsun!

Benim gibi olmaktan utanıyor musun?
Gerçeği görmüşsen de bundan korkuyor musun?
Kaçarken duramayacağını bilmiyor musun?

Friday, October 30, 2009

Kafadan Çatlak ve Üşüyor

ehhehehe
ahhahahah
başka başka nasıl gülünür bilir misiniz
başka başka ağızlarla
başka şivelerle
taklit taklit ederken ken keneleri
böcekler gibi haşırdarken geceleri
kırılırsa dişlerin
dökülürse o güzel kirpiklerin
kime güleceksin güzelim

o o omuzlarıma dok
hayır hayır değil muzlarıma
dalga ge geçmiyorum bu akşam
omuzlarıma dokunsa ve ısıtsa
derimi yaksa ve kavursa
kızıştırsa bir ta tavada döndürür gibi beni
döndürse havalarda fırlatsa be beyaz
çarşaflı yataklara
lazım değil yumuşak o olmaları çok da

üşürken ben ben ben gene ben hep ben
işte bu bencilliğinde boğulan ben bitmeyen bu akşam
vak vakitlerinde öt ha hayır örterken
üstümü örterken ya da örtmeye çalışırken
ördekler gibi kıvrılırken annemin ka kanayan
hayır kanamayan beyaz kanatlarının altına
titriyorum daha da fazla her geçen anla
ruhumu delip geçen her anla

anlamaz ki anlatsam uzun uzun yalan atsam
boynuna bir halat atsam da sallandırsam
anlamaz ki ço çocukken hayır çoktan çoktan
yitirdiğini o sefil hayatını,anlatırsam
anlamaz ki...........

o o,o hala burada,bilirim,bu burada bir yerde
sarılır hala kemikleri sayılan halsiz vücuduma
gezdirir ellerini okyanus ve dağlarımda
dağlar her dokunuşu,arzumu dağlar
kaçmak isterken kafamdan,yarıklar açar aklıma
düşünemem daha fazla
tadarım mutlak özgürlüğü ben de en sonunda
bedeli bir hayli ağır da olsa

Tuesday, October 27, 2009

1 Ay Sonra Istanbul

hiç özlemedim
oradaki herhangi bir şeyi de özlemedim
havası aklıma gelip duruyor
son 3 gündür
nemli nemli,bok gibi
annemin iddiasına göre soğukmuş
umarım gerçekten de öyle olur
olursa da tek tesellim o olur
görüşmek istediğim birileri var
ama sonuçta on parçaya da bölünemem
ben tolga değilim eh :)
o kadar merak edenim yok
kimse mesaj yağmuruna da tutmadı
istemem zaten..
herkes yerini bilsin
evin içinde oturmak için drama topluluğu çalışmalarımı ertelemek zorunda kaldım
bundan hoşnut değilim
bu zamana kadar hiç aksatmayıp birden böyle bir şey yağmış olmak bana yakışmadı
ben de kendime yakıştıramadım
ivedik,i have dick demekmiş...
bence çok malca
malca demişken aklıma istanbul geldi
bok yesin
cidden..
odtüdeki mallar da özleyip duruyorlar
'arkadaşlarımı özlediiiiiim'
'ailemi özlediiiiiiiiim'
'geçen sene aldırdığım çocuğumdan geriye kalanları özlediiiiiiiiim'
çok farklı ifadeler değiller bence
bazıları da göt gibi gülüyor
gülmek herkese yakışmıyor
ama bana yakışıyor tabii ki
bana ne yakışmıyor ki
götümle bile gülerim
HAHAHAHAHAH!!
bok ye
cumartesi 23.12'e kadar oradayım
mümkünse aylarca bir daha gitmek istemiyorum
offf...
torontoya siktir olup gittikten sonra
kendi hayatımı yaşamak istiyorum
kendi istediğim adamla yatıp
kendi istediğim yere gidip
kendi istediğim gibi ölmek istiyorum
o kadar
ölüm son değil
bilmesen de
inanmasan da
gerçi inanmaya gerek yok
cahiller bile ölümsüz
sadece
farkında değiller
öbür dünyalar olacaktır
öbür evrenler
ve adını bilmediğimiz,
boyutlarını hayal edemeyecek kadar aciz olduğumuz
nice yerler
yerler
yerler
...