Thursday, March 4, 2010

Örnek Rüyalar

Örnek rüyalar.
Burçak ilgini çekebilir bu ,tamamen exclusive :D

Annemle babamı 6 yaşımdayken kıyma makinesinin içinde öğütülürken görmüştüm. Çevremde siyah granitten duvarlar vardı. Gökyüzünü görebiliyordum . Karanlık bulutlar ve yıldırımlar. Soğuk görünen bir hava ama sıcak . Yağmur yağmıyor. Birisi tarafından izlenmeye zorlanıyordum. Aşağıya bakarken hepsi. Epey korkmuştum. Sonra uyandım. Hala hatırladığıma şaşırmıyor değilim. Görüntü hiç gözümün önünde gitmedi .

Gene o yaşlardayken,çölün ortasındayım. Gökyüzü açık mavi sarı arası. İnce bulutlar var. Çölde bir vakum oluşuyor. Belki bir çukur. Bütün kum deliğin içine doğru çekiliyor. Ama bir girdap yok. Ben de kumlarla beraber deliğe düşüyorum. Düşüş eğlenceli. Uyuştuğumu hissediyorum. Uyanıyorum.Bu rüyayı da unutmam ama benim için rahatsız edici bir anısı yok.

18 ya da 19 yaşımda gördüğüm bir rüya. Uzaya fırlatılacak bir roketin tepesindeyim ve roket ateşleniyor. Ben de inanılmaz bir hızla atmosferden dışarıya doğru ilerliyorum. Ama roket atmosferden çıkmak yerine geri düşmeye başlıyor. Hızlıca yere yakınlaşıyorum. Yere inebildiğimi hatırlıyorum. Ve uyandım. Uyandığımda epey iyi hissediyordum.

Japonyadayım. Bir uçurum var . Uçurumun dibinde okyanus. Sular o kadar berrak ki o yükseklikten bile dibini görebiliyorum. Atlıyorum. Su soğuk ama çok güzel. Dibe dalıyorum . Rengarenk bitkiler ve balıklar var. Sarkıtlar görüyorum. Dışarı çıkmak istediğim zaman sular birden yükseliyor ve kolayca karaya çıkıyorum. Uyandığımda iyi hissediyordum.

Yeşil otlardan yapılmış bir labirentin içinden çıktıktan sonra altın sarısı kumları olan ve gri suları olan bir deniz kıyısına varıyorum. suya giriyorum ve su sıcak.Dalgalar büyük ama rahatım. Eğleniyorum. Uyandım.

Ve olay rüyaya geliyoruz!! :D
Uykuya daldığım gece nette gördüğüm bir oteli rüyamda gördüm. Bu otel ukranada bir uçurumun 'yanına' inşa edilmiş ve kocaman!! Otelin bir ayağı denizin dibine gidiyor.Ve o ayağın üzerindeki zıplama tahtasından aşağıya atlıyorum. Gene büyük dalgalar var sular gri ve yağmur yağıyor ama sıcak.Korkmadan yüzüyorum . Sonra kıyıya çıkıyorum. Gene altın sarısı kumlar ama koyu renkli. Gökyüzü Gece. Yerler gündüz gibi aydınlık. Güçlü'yü görüyorum! :D sudan çıktıntan sonra bir şeyler konuşuyoruz. Sanırım elinde sörf tahtası tutuyor. Arkasını dönüp giderken bir şey bağırıyorum. Duyuyor ve dönüp göz kırpıyor . Tekrar önüne dönüp yürürken arkasından büyük bir sırıtış ile onu takip ediyorum ve o anda her şey bembeyaz oluyor ve uyanıyorum. Uyandıktan sonra yaşama sevinciyle doldum :D Ve hala devam ediyor.

o zaman o zaman çok tanıdık bir şarkıyla bu yazıyı kapatalım!!

It isnt very hard to see from where i see theres noone to blame
i opened up my eyes to see the world in so much pleasure
not pain
as she looked into my eyes i knew i might not see her again
its changing and its hard for me to stay the same
she answers all the questions
things i find so very hard to say
as i close my eyes i heard her
whisper goodbye
all these questions that im asking
feel very foolish anway (goodbye)
as i turn the corner
i heard her whisper again (goodbye)
it's what she said (goodbye)
its what she said (goobye)

Bulutlar

Bir kumaş parçası
Bir şeker paketi
Ve bir de toplu iğneden oluşuyordu
Seni anlatan kütüphane rafım

Kumaş,
Gecenin karanlığında bile seçilebilen
Kırmızı böğürtlenlerin arasında sevişirken
Dieknlerine taktığın gömleğinden...

Şeker paketi,
Meyveleri sevdiğimi duyduğun ilk günden
Bana özel edindiğin lolipopun çevresine sarılırken
Dişlerimle yırtıp söktüğüm şekerinden...

Toplu iğne,
Kendi doğumgünümü bana hatırlatmak için
Küçük mantar panoma iliştirdiğin,hani dökülen
Kırışık pembe kağıdın üzerinden

...

Dikenler çok fazlaydı
Düşününce dolaşan kanımız ne kadarcıktı
Savunmasızdı kendi arzusuyla
Karışmak için bir başkasıyla

Kuralsızdı ve
Dolayısıyla ışıktan hızlı akıyordu
Göremiyordun haliyle
Ama biliyordun gittiğini uzaklara

Göremediğin kadar uzaklara
Yuvarlak olmasaydı bile dünya
Hayal edemediğin kadar soyutlara
Yetişebilseydin bile rüyalarına

Çekildiğini hissettin iplerin
Zincirlerin
Dikenler dolanmış zincirlerin
Omurganın merkezinden

Çekildiğini hissettin derinlere
Zorladıkça kökleri çekmeye
Yeryüzüne
Onları çıplak bırakan güneşe

Başın kilitlendi gökyüzüne
Değildiyse de bu senin isteğin
Büyüdü gözbebeklerin
Kesildi nefesin

Tek bir kelime çınladı aklında
Söyleyemeden sen daha
Kayboldun bir fırtınada
Sesin de karışıp gitti gri bulutlara


Saturday, February 20, 2010

Yirmi

Bilgisayarımın iddia ettiğine göre bu gezegendeki bilinçli halimin yirminci yılının 1 saat 2nci dakikasımı yaşıyorum şu anda.

Yirmi yaşına girmek çok sayıda -en azından beni şaşırtacak kadar- birey tarafından önemli bir tecrübe olarak görülüyor.Benim için yirmi yılımdan önceki son geceyarımın sonlanışı tekbaşına pek bir şey ifade etmedi doğrusu.Ne var ki arkama baktığım zaman bu kadar az zamanda ne kadar çok şey yaşadığımı görüyorum.Yaşadıklarım sadece 'yapmak ve olmaktan' ibaret değildi.Yaşadıklarım fiziksel evrenin sınırlarından oldukça uzakta ve titreşen ses tellerinin tasfir edemeyeceği kadar güzel şeylere yakındı.Dehşeti güzelliğin içinde bulunduran,hatta varoluşunu korkunçluğuna borçlu olan türden güzellikler...Artık doğasını hatırlayamadığım bir motivasyon ile içlerine atıldığım serüvenler.İyi ve kötünün göreceliğinin tartışıldığı bir dünyada,varlıklarını sorguladım.Zıtlıkların soyut bir resimde bile iğreti durduğunu ve sınırların sadece bir seçimden ibaret olduğunu anladım.Hesaplamadım ama boş durmadım.Sordum ama yanıt almayı beklemedim.Aşık oldum ve hâlâ aşığım.İsimsiz ve şekilsiz,var ya da yok denemeyecek şeylere.Nedenler bu kadar keskin ve netken nedensiz mutluluğu tattım.Gözlerimden yaşlar gelene kadar güldüm ve gülmekten başka seçeneğim kalmayana kadar ağladım.Sıcak eller tuttum ve soğuk dudakları ısıttım.Herkesi affettikten sonra kendimle barıştım.Kendimi sevdim ta ki hüzünlenene kadar.Çok yalan söyledim,hepsi gerçekti.Doğrularla kirletmedim şeytanların koşturduğu karanlık rüyalarımı. (burada yazarın gözleri dolmuştur)

Mükemmel olmadığıma sevindim defalarca.Yaralarımdan akan rengarenk kusurları hayranlıkla izledim.Sonlara aldanmadım asla,bir sondan başladığım için ben de.Yeni dünyalar yaratmaya çalıştım,aklımın perdelerini parçaladım,kendimden kaçarken attığım her adımda daha da uzamış pençelerimle.Defalarca yanıldım.Defalarca hayallerim kırıldı ve yağdı başımdan aşağı kızgın mızraklar gibi.Defalarca etim kavruldu endişe ve korku içinde.Ne var ki birgün gördüm güzelliği bütün bunların içinde.Kendime zarar verdim.Bedenime de ruhuma da.Amaçsız değildi,olsa da anlamsız genellikle...Tatmin oldum.Zevki yaşadım ve yaşamak isteyenlerin yolunu açtım.Olamadı sevgiden ve şefkatten birazcık daha iyi,hiç itiraf etmediysem bile.Şansın bir yanılsama olduğunu düşündürtecek kadar şanslıydım.Bunun bir bağış olmadığını düşündürtecek kadar zekiydim.Zaman asla yetersiz gelmedi.Bu yüzden hep sıkıldım,hep öfkeliydim.Artık bu kadar kızgın ya da kırgın değilim.

Tekbaşımaydıysam da yalnız değildim.Değilim.

Arkama baktığımda,hiç de arkada kalmış gibi görünmeyen bir şey görüyorum.Başlangıcım yok,sonum yok.Hiç belirmediğim gibi hiç kaybolmayacağım.Susmadığım için konuşmayacağım.Sadece olmasa da,izliyorum.Ve her an bir öncekinden daha mutlu,daha üzgün,daha yoğun,daha gerçek.

Rüya gördüğümü bildiğim bir rüyadayım.


eklenti:yeni şarkımı buldum sanırım burçak oku ezberle vs. only you-david palmer

i can feel, feel your love
you're down there
i'm somewhere above you

i can feel, feel your pain
i feel the same
are we insane

if it's ok i'd like to stay
down here with you
far away from their eyes

cause they don't know what we've been through
they don't care
they just lie

cause i'm the one they will replace
with another face
an empty soul

i'm the one they would replace
cause i have no grace
only you... only you
there's only you... only you

Saturday, February 6, 2010

Burçak,epeydir yazmıyordum biliyorsun.Biraz içime kapanmıştım belki.Son zamanlarda aklım bedenimden sıyrılıp gidiyor gerçekten de.Hatırlamıyorum hayallerim bittiği anda tekrar bakarken şaşırmış yüzlere.

Dave Gahan'ın aşmış şarkısıyla olaya girmek istiyorum.O şarkı içimdeki güçlü duyguları dışavurmamda oldukça yardımlı oluyor bana.

I sit and i wait,and i stare
Wishing for a divine intervention
To lift me from my chair...

Olur ya zamanlar güçsüz hissedersin
Çivilenmiş gibi ruhun küskünlüklere
Öyle yorgun ki kendine acıyacak halin kalmamış
Öyle bitkin ki bir nefes daha hayat çekecek mecalin kalmamış
Koşmamışken henüz en kısa mesafeyi dahi
Yanıp kül olmuş bileklerin
Yetmezmiş gibi ne zamandır eriyip gittikleri
ıhhh tıkandım :D kasmayacağım :D

L2L2U B8BS

Monday, December 21, 2009

Burçak'ın Dikkatine

Burçak bunun altındaki gönderilerimi okumuşsan zaten farketmişindir ben sadece okumadıysan diye söylüyorum,hiç iyi değilim!İyi ya da ona benzer kavramların üstüme yapıştırılmasından son derece uzakta bir yerde dönüp duruyorum öylecene.Cidden ne yaptığımı bilmiyorum.Birileri bana bir şeyler yapıp duruyor ama sesimi de çıkaramıyorum.Şimdi diyeceksin ki bunu neden buralardan doğru yazıyorsun.E şimdi emailini falan bilmiyorum ben hiçbir şey bilmiyorum.Moleküler biyoloji bilgi midir değil midir ahh çok basit,tabii ki evet!Ama hayır.Gördün mü yazarken bile kendi kendime yazmaya başladım.Artık kontrolümden çıkıyor Burçak ne yapmalıyım.Neden yapmalıyım.Nasıl yapmalıyım gibi sorular sormaktayım.Kimse bir şey söylemiyor.Kimse konuşmuyor herkes susmuş.Ağızlarını sadece yemek yemek ve zırvalamak için açıyorlar.Nerede olduğumla da ilgisi kalmadı artık evrensel varlıklar lar lar lar lar lalalala hahahha.Hayır duymuyor olmuyor sonu gelmiyor!Yaşamak neden gerçekten neden bazen merakım azalıyor.Birileri ıhhh hayır istemiyorum istesem de uzaktan izlemek bazen yetmiyor.Bağlanmak olmaz amaçlar koşul değil ki hiçkimse sosyal ilişki lüzumlu mu sence,bunu hiç konuşmuş muyduk?Onca şey konuştuk ben hiç dedim mi miimimimimi ihihihi,pardon,ama seni seviyorum diye kemale de dediğim kadar gerçek gerçekten de ama herkes ölüyor er geç.üzgünüm sen de o yoldasın beni gibi.sence önce hangimizin bedeni ölecek?bana bunları söyle lütfen ben ben bebeb eeee heheh hahaha. birisi vardı hatırlar mısın ayakkabıcı hani kekeleyerek konuşuyordu hiç söylemiş miydim otururken bir seferinde gloria jeanste hehe.be be bebbeben falan diyordu kopmuştum yatakta bile insan konuşur mu.bazen de susmak gerek evet...evet..ama hayır ben değil şimdi değil henüz değil bitmedi bitmez neden devam amaç nedir bilmiyorum ben bilmiyorum. söyle lütfen birine sor o söylesin sen bana söyle yalan olsa da umrumda değil bir yerde gerçek sadece kafamın içindeki elektrik dalgaları.ışık bile ne kadar yavaş halbuki milyarlarca yıl geçiyor ben görene kadar o yıldızları.kim bakar kim kim kikikiihihih geçmişe saplanıp kalmış tüm astronomlar.bilirsin istemiştim ben de olmayı onlardan bir tanesi bir zamanlar.ve de kamyoncularla burjuvalardır tepeden bakan ne komik değil mi mi miihihhih.ne var ötesinde ne var ne var ne var hepsi çok kolay çok çok kolay hepsini susturmak çok kolay! fazla kolay neden bu kadar zayıf! ve neden bu kadar yavaş hepsi ve ben sıkıştım gene bilmediğim yörelere! belki de olmalıydım basit görünen ama gözleri açık bir bağımlı! hahah kim biliyor ki ki hihihi çoktan öyle olmadığımı...mı...mı...

pil

Estetik olacağız derken götünü yırtanlar.

ehmmmmmmmmm pilim bitti belki de ?!?!?!?










ben de insanım ,di mi? di mi? ben de insanım di mi!?!? insanlığınız batsın püü.

nanananögögö xpxpxp xxcuzmebetchwtflolrodfl haha

canı sıkılan bir çocuk varmış çok da uzak olmayan bir günde
ne yapacağını şaşırmış
insanları birer oyuncak gibi görmeye başlamış
aslında insan insan ve gene insan demekten pek bir sıkılmış
ama bu konuda ne yapacağına dair hiçbir vizyonu yokmuş
almış eline makas ve jiletleri hepsinin yüzeyini istediği gibi oymuş
kendine kocaman kocaman kocaman bir oyun parkı kurmuş!
kumları kurbanlarının ağızından içeri boşaltırmış
gözyaşları karışıp da ayakları çamura batınca pek bir kahkaha atarmış!
HAHAHAHHAHA
BURASI NE DE OLSA BENİM BOKUMU YAPTIĞIM YER İSTEDİĞİM SİKİNDİRİK SAÇMALIKLARI YAZARIM AMCIK AAAAAAAZLILAR ÜHÜHÜHİHİHİ LÖÖÖÖL!!

canın ne demek istiyorsa ONU SÖYLE!
sonra da cehenneme kadar yolun var ,
eğer hala inanıyorsan kafana enjekte edilmiş
HAYALLERE!
ister misin
ister misin
neyimin farklı olduğunu
zorrrt
hiçbir şey!
o kadar ortalamayım ki
her şeyin o kadar ortasındayim ki
kenarlara savrulup gitmiş küçücük
minnnaaaaacııııöööökkkk
beynin
gözümdeki kıvılcımı çözmene
YETMEZ



not:bu not ben biraz kendime gelince yazılmıştır.kimse üstüne alınmasın.ben hep böyleyim,ima yok.valla.