sonra bu konuya döneriz
Monday, April 12, 2010
16 nisanda bir günlüğüne istanbula geliyorum sanırım . bilgisayarımı bile almamaya karar verdim. gerçek olmasa da bir hippi gibi yaşasmayı deneyeceğim. şu anda bölümün bilgisayar laboratuvarından ve bir mac kullanarak yazdığım için cümlelerimin pek de dğzgğn olmamasına izin vereceksiniz artık . birisi oldukça ağır bir parfüm sıkmış. güzel koktuğunu sanıyor olmalı. ne var ki iğrenç... istanbulla ilgili görüşlerimi bilen biliyor. ama düşününce,başka nereye gidebilirim ki...
Sunday, April 11, 2010
Burçak'a Doğrudan Dert Yağmuru
Yaşam belirtisi göstermeden yaşayanlara gülerken ,samimi şekilde geçemediğimi farkettim. Takılıp kaldığımı.Benim de kendimi sınırlandırmaktan geri kalmadığımı. Umursayıp da etkilenmemenin her zaman sürdürmek için yıpratıcı bir uğraş olduğunu gördüm. Umursamamak istemiyorum,hayır bu ben değilim,derdim belki. Ama belirleyen nedir ki ? Kim olduğumu ne belirler. Ben belirleyebilir miyim ki ? Benim için birisiyken başkası için bambaşka bir şey olabilirim. Hangi birisine yetişeyim ki? Hangi birisine sorarak karar vereyim ki. Hangisine karşı çıkayım ve hangisini benimseyeyim ki? Hiçbir şey yapmadığım için solup gitmek,ya da her şeyi bir anda yaptığım için moleküllerime ayrılmak istemiyorum. Hiçbir konuda iyi olduğumu düşünmemeye başladım. İyi olduklarım varolmadığından ötürü. Sadece benim kafamda varsa o var mıdır ki...Kimse anlamıyor ve korkuyorsa var mıdır...Senin kafanın içinde olmak istemezdim çünkü çıldırırdım dedi bana istediğim insan.Bunun üzerine söyleyeceklerim süsten ibaret olacaktır.Yanık bir kekin üzerindeki içi geçmiş vişne tanesi...
Genetik anlamda oldukça avantajlı olsam da vücuduma eziyet ediyorum.Doğru düzgün beslenmiyorum.Bir de biyolog olacağım,pff.Bazı günler tek öğünle geçiyor . Halbuki telefonumun alarmı saat 8'e kurulu.Yataktan çıkmama yaramıyorsa,ne işe yarıyor ? Birini beğenmek için yüz mililitre bira gerekiyor. Masturbasyon yaparken aklımdan geçirebileceğim kimse yok hayatımda. Sosyal anlamda arzularla dolu ama amaçsızım. Nereye saldıracağımı bilmiyorum. Belli olmamasına ise hayret ediyorum. Burnuma güzel kokular gelmiyor. Bitkilerle bir hayat geçer mi? Sürekli müzik dinlememin nedeni ise duymamak için bir bahane. Artık dışarıdan bir ses gelmese bile müzik dinliyorum. Kafamın içinde .Tekrar ve tekrar. Belki de kendimi duymamak için. Bana şikayet ettiğim ben hakkındaki sıkıcı ifadelerden kurtulmak için.
O özel kişiyi aradığı ve ona kavuşma isteğine sahip olduğu için güldüm birisine. Kıs kıs güldüm. Acıdığımdan değildi bence. Oradaydım demek istedim sadece. Ama konuşmadım. Zaten farketmeyecekti,yorumum geçersizdi ve anlamsızdı. Bu kadar çok gülmemin nedeni bu. Zavallılar neye uğraşıyorsunuz? Çoktan kaybettiklerize ilk defa kavuşmak için mi!?
Ve bir kez daha,renkli yalanları sağır edene dek gülüyorum.
Monday, April 5, 2010
Kal
Yanımda kal
Kendime gelinceye kadar
Evrenin goncası solana kadar
Işıktan bir rüzgar ile savrulana kadar,kal
Dur ve izle gülüşümü
Gözlerimdeki tebessümü
Kuruyup toza dönüşene kadar
Benden arda kalanlar,aklından silinene kadar,kal
Yavaşça düşün
Yoksa bir hayatı atladığını
İtiraf etmeye dayanamaz yüzün
Utanç içinde yanarken,gözyaşların donana kadar,kal
Bekle ama durma
İnan ama aldanma
Hisset ama yıpranma
Uyu ama unutma
Git ama uzaklaşma
Biraz daha kal,
Sadece sonsuza kadar...
Sunday, April 4, 2010
Yaşamsız
Beni güzel yapın
Mükemmel ve tekil
Bir başıma
Beni eşsiz yapın
Beni parlak yapın
Karanlığım bulaşmasın
Becerikli parmaklarıma
Beni masum yapın
Beni sonsuz yapın
An kaplı kurşunlar
Cildimde yarıklar açamasınlar
Beni ölümsüz yapın
Beni dingin yapın
Darbeler zihnimdeki sarayları yıkamasınlar
Havuzlarımdaki çamuru kaldırmasınlar
Beni yaşamsız yapın
Friday, April 2, 2010
Sağlıklı
Ailemdeki herkesin psikolojik bir hastalığı var
Belki de hastalıklar aslında kutsamadır
Bunun genelgeçer bir formülü olduğunu sanmıyorum
Ama ben sağlıklı olmayı yeğlerdim gibime geliyor
İnsanlar sağlığın değerini bilmiyorlar
Stabil zihinleri olduğu için müteşekkir olmuyorlar
Şizofren olmak marifet sanki...
Büyük ihtimalle hayatımın bir döneminde ben de bir çeşit
Zihinsel hastalıktan muzdarip olacağım
Ama o zamana kadar (gerçi hala olup olmadığım meçhul)
Basit şeylerin basit görünmesine minnettar olma niyetindeyim
Burçak,22nisanda hazal da gelsin :D
Nisan 2010
Hollandadaydım! Çamurlu ve dar kanalların içinde bir kamyon lastiğine binmiş,ilerliyordum.Yanımda da bir sarışın vardı ama olmasa da olurdu.Sonra kanalların kesişip birleştiği bir açıklığa geldim ve karaya çıktım.O kadar yükseğe zıplayabiliyordum ki şehirin ötesindeki yeşil çimenli tepesi karlı dağları görebiliyordum.Hatta dağların eteklerinde devasa canlılar vardı,kafa tokuşturan ya da birbirlerine güç gösterisinde bulunan.Sonrasında,yanımdaki sarışının arkadaşlarının evine gittim.Ev sahipleri odadan çıkıp başka bir yere gittiler.Tekbaşıma kaldım.O esnada ortalığı karıştırdım ve aklımdan 'ne şanslı piçler' diye geçirdim.Tabii ki bu cümleyi kurmuş olmak rüyamda bile ''can'ın kişiliği no 375 : kriptomanyak''ın ortaya çıkmasına neden oldu.Dizüstü bilgisayarlarını çalıp bir yerlere doğru yola koyuldum ama neresiydi bilmiyorum.Ardından uyandım zaten.Ama genel olarak .ok güzel bir rüyaydı.Bir önceki gece sarhoşken uyumuş olmamın etkisi olabilir.
Sonuç,ana fikir,tema,ne demek istersen artık:
Bu soruyu yanıtlamak için psikoestetik uzmanı olmak gerekmiyor,daha önce görmediğim bir yerlere gitmem gerek. Oradaki insanlarla kaynaşmam gerek.Dünya insanı olmam gerek :D
Artık Herkes Dokunuyor
Dokunmatik olduk!
Bir gün dokunmadan da halledebileceğimizi düşünüyorum
Kendimden örnek vermeyi ne kadar severim bilirsin
Bak,ben dokunmuyorum
Bakışlarınla müdehale etmek
Zihin gücü değildir de nedir?
Fantezi değil ki bunlar
Günlük hayatta kullanıyorum
Artık herkes fantastik değil mi zaten?
Sen de dokunmadan tuşla
Sen de fantastik ol
Sen de bir tane ol
lol
Subscribe to:
Posts (Atom)